. bazen de "kuduzsa gözümüzün önünde kudursun" diye eve alınır bunlar. küçükken beni tırmalayan yavru bir kediyi, annem bu sebepten dolayı eve almıştı. o zaman anlam verememiştim; yani hayvan kuduzsa niye bizim evde kuduruyo, o esnada ne yaparız, hele küçük bir yavrucak olan ben korkudan donuma işer miyim ya da kediyle birlikte kudurup etrafa mı saldırırım diye düşünmeden edemezdim. aradan 14 sene geçmesine rağmen hala konu açıldığında yine anlam veremem bu zihniyete. sonucu merak edenler için, kedi bize yerleşti, beraber koşa zıplaya büyüdük, 11 sene sonra da kucağımda vefat etti. * bu şekliyle söylendiğinde vurgudan ötürü kötü çağrışımlara neden olsa da, eve sokak kedisi almak ile ilgili naçizane yorumlarımı paylaşmak isterim. efenim, evinizi paylaşmaya karar verdiğiniz arkadaş olgun bir sokak kedisiyse eve alıştırmanız zor olabilir. yavrudan alayım diyorsanız ise eve getirmeden önce bir veterinere götürüp bir güzel pirelerini temizletmeniz tavsiye olunur. zira minnacık bu dediğiniz şirin mi şirin yaratığın üstünden yeterince kalsa sizi bile yiyecek kadar pire çıkabiliyor. bu pireler yavrucağın kanını emip minyatür kalmasına neden oluyor. yer yer anemi yapıyor. çok zararlılar yavru kedilerin sokakta susuz kalma riski var. böyle halsiz, gözleri donuk donuk bakıyorsa serum merum bişeyler yapıyorlar susuzluğa çare olsun diye. yavruyken çok fazla 1-2 gün yani susuz kalmış kedilerin ilerleyen yaşlarında böbrek rahatsızlığı çekme riski mevcut. dolayısıyla normal bir kediye vereceğinizden iki kat fazla ve belki de çok daha sıklıkla değişmiş su vermeniz gerekecek. yazıktır çocuğa. pirelerinden arındı, eve getirdiniz. mamasını suyunu verdiniz. hala hareketlenmediyse enfeksiyon riski olduğunu, yine bir doktora danışmanız gerektiğini unutmayın. sokaklar onlar için tehlikelerle dolu, ve yavruların bağışıklık sistemi takdir edersiniz ki öyle çok da gelişmiş olmayabiliyor. antibiyotik tedavisi ile enfeksyionlarından da kurtuldunuz. bu arada iç parazit - dış parazit uygulamalarını ihmal etmeyin. yavrucağın barsakları parmak kadar kurtçuklar tarafından istila edilmiş olabilir. bunlar da kansızlığa ve en basit haliyle besinlerin işe yaramamasına yol açıyor. bu parazitlerin sizin için de risk oluşturduğunu unutmayın, parazitten arınana kadar kakasını temizlerken ağzınızı burnunuzu mendil vs. ile kapatın. baktınız kusuyor, kustuğu yerleri sağlam bir temizlik maddesiyle temizleyin. önlem olarak anti parazit hapları yutmanız yine tavsiye olunur. son olarak, pire, parazit ve enfeksiyondan arındırdığınız kediciğinizi mantara karşı aşılatmanızı tavsiye ederim. zira kimsenin aklına gelmese de, tam oha artık daha ne hastalığı olabilir diye düşündüğünüz esnada vücudunuzda anlam veremediğiniz kızarıklıklar oluşuyorsa, bilin ki ringworm denilen naneden pembe bir tırnak izi gibi başlayıp gitgide büyüyen ve kırmızılaşan, tam yuvarlak şekilli bu arkadaş, kol bacak ense göbek dinlemeden her yerde peydah olabiliyor. çıkma riski sizin bağışıklık sisteminizin kuvvetiyle bağlantılı olsa da, evinize gelebilecek çocuk misafirlerin salahiyeti açısından ne olur ne olmaz diyerek mantar aşısı yaptırmanızı her halükarda tavsiye ederim. sizde çıkmasa onlarda çıkar. başınıza gelirse kedinin tedavisiyle birlikte sizin de tedavi olmanızı, bu esnada kedinin değdiği her yeri ve dahi havayı temizlemenizi, yıkamanızı, süpürmenizi vs tavsiye ediyorlar. edenlerin yalancısıyım. o yüzden önlem almak en iyisi. evet, pire, iç parazit, enfeksiyon ve mantarla savaştıktan sonra, kendi adıma ve sizin adınıza umuyorum başka problemle karşılaşmaz, dışarda yaşadığı tehlikelerin ardından kavuştuğu sıcacık yuvasında guruldayarak gezinen minnoşu sağlıkla uzun yıllar sevebilirsiniz. sonuçta, kedinin, bir ev kedisine evrilmediği eylemdir. sokak kedisi olarak bir ev gibi değil de, bir otel gibi belliyorlar. kafaları isteyince çıkıp gidiyorlar, geliyorlar, takılıyorlar öyle serseri modunda. ayrıca öyle "kucağıma alayım da seveyim" kafasındaysanız bunu hiç yapmayın, çünkü onu da kabul etmiyorlar. 2-3 dakika sevebilirseniz kârdır. garip vallahi. genlerinde var herhalde sokak kedisi olmak. şimdiye kadar hep böyle oldu. bir orospuyla sevişmek gibidir. sütünü verirsin, sırnaşır sana.. bir bakmışsın kapı açık kalmış gitmiş ertesi gün. benim için gidip bir petshoptan kedi almaktan çok daha mantıklı ve doğru olan harekettir. eğer bir kedi istiyorsanız sokaktaki sizin ilginize ve sevginize çok daha fazla ihtiyaç duyan bu miniklere evinizin kapılarını açmak çok daha doğrudur. onların bizim sevgimize çok daha fazla ihtiyacı var bence. bir kedi bakmaya niyeti olan herkesin yapacağı en isabetli hareket. tabii dışarda yetişmiş, sokağa alışmış büyük bir kediyi eve almak ve içeride zaptetmek mümkün olmayabilir. bazı kediler çok munis oluyor bu tip karakterdeki kedi içeride yaşayabilir. mesela bir tane var arka bahçede kronik üst solunum rahatsızlığından mustarip. aylarca antibiyotik tedavisi aldı ve hastanede yattı. bu hayvan hep sokakta yaşamış ama eve gelmeye, bir yuvada yaşamaya çok hevesli. tüm aramalarımıza rağmen ona bir yuva bulamadık. biz de içeri alamıyoruz. evde fiv hastası başka bir kedimiz var. onu da sokaktan almıştık. her iki kedinin de hastalığı kediler arasında bulaşıcı. birbirlerine bulaştırma riski nedeniyle zavallı hayvanı mecburen bahçede beslemeye çalışıyoruz. ve çok üzülüyoruz bu duruma. keşke onu kabul edecek merhametli insanlar olsaydı da; ihtiyacı olan sıcak ve steril bir yuvaya kavuşabilseydi. kız arkadaşımla beraber yaşarken eve geldiğimde karşılaştım bu durumla. kedi eve çabuk uyum sağladı, hatta kedi olduğunu unuttu ve kendini 1-2 yaşında çocuk sanmaya başladı. sonrasında kız arkadaşımla ayrıldık fakat annesiyle yaşadığı evde başka kedisi olduğu için ikinci aldığı kedinin bana kilit olmasını sağladığı eylemdir. ekşi sözlük kullanıcılarıyla mesajlaşmak ve yazdıkları entry'leri takip etmek için giriş yapmalısın. 4 aylık bir kedim var. Neredeyse 1 aydır bizimle beraber. Annem biraz titiz bir kadın. Kedinin kokmasından hoşlanmıyor. Veteriner kuru şampuan sıkıp tarayın dedi ama onu malesef tarayamıyorum. Dün tararken bana neredeyse damar yolu açıyordu🤣 . Gerçekten manyak bir kedi. Annem ve babam havalar ısınınca kediyi yıkamak istiyorlar. Ben kedilerin yıkanması taraftarı değilim. Fakat ne desem anlatamadım. Arada bir yıkanır diyorlar. Bence kendini temizleyemeyecek kadar kirliyse yıkanır. Zaten sahiplenmeden önce de ev kedisiydi. Yani hiç öyle pis olmadı. Kedide çok hafif bi koku var muhtemelen o da ağızından kaynaklı. Onun içinde sprey kullanıyorum zaten. Kedimi aileme uyup yıkamalı mıyım? Kendini taratmayan kedi nasıl yıkanıcak o da ayrı bir konu 😂😂 14 CEVAP Kediler kötü kokmaz kullandığınız mama kokar yaş mama kokar veyahut onları çok sık tüketirse koku yapar ben kedinin koktuğunu hiç görmedim kesinlikle yıkıma taraftarı değilim kendilerini temizleyecek antiseptik dilleri mevcüt zaten aynı zaman da psikolojik olarak kediniz kötü etkilenecek ve tüy sağlığına yaptığınız eylem asla iyi gelmeyecektir. Kemdini yalayarak temizleyemeyeceģi kadar kirlenirse yıkanır. Öbür şekilde kepek olabilir. Ben mesela en son kısırlaştırmadan 5 gün somra falan yıkamıştım çünkü yalanması azalmıştı falan filan yıkamıştım ama gerekmedikçe yıkanmamalılar kediniz neden kokuyor bildigim kadariyla kokmuyorlar ağzı kokuyodur belki benimkinin ağzı kokuyodu ilk zamanlar diş cıkarırken Kedinin kendi kokmazki yikasasanızda yine kokar ağzını kontrol edin dış çıkarıyor ise kokar ağzı yada mamadan kokar yine kendini yalar ve koku olur... Ayrıca 1 kereye mahsus yıkanabilir ben sokaktan aldığım zaman kır içindeydi yıkadım çok iyi kurtmanız gerekiyor üşütür Bence yıkamayın 5 aydır bakıyorum mis gibi de kokuyor her gün kendini itinayla yalayıp temizliyor zaten. Eğer çok rahatsız olursanız kuru köpük şampuanlar oluyor deneyebilirsiniz. Benim ailem de yıkanır yazın yıkayalım vs diyordu bir gün kedim taşıma çantasının içindeyken kusmuştu ve heryeri çok kötü kirlendi ıslak bezle temizledik asla geçmedi bir de tuvaletini yapti orda🥲 sonra yıkadık ama öyle zor oldu ki benimki taratmasına rağmen yıkaması çok zor oldu annemler de anladı ve bida yikamayi düşünmezler hic girişmeyin kez daha kustu bu sefer çok bulaşmadı ben yine silip kuruyunca kuru şampuanla temizledim sonra şampuanı kendim temizledim üstünden ama oda pek sağlıklı gelmedi yine de temiz ve güzel kokuyor o sekilde onun disinda hic kokmuyo kendisi çok abartılacak birşey değil yıkamak. 1 kere yıkayın hem aileniz de daha söylenmez. ama taratmaya bile damar yolu açıyorsa yıkama nasıl yapcanız bilmiyorum xd Kendilerini yalayıp temizledikleri için hiç gerek yok Arada bir yıkanmasında zarar yok tabii çok sık tekrar etmemek gerek suyu pek sevmezler ama bizde köye falan gidip gelince yıkıyoruz bazen elinizden geldiğince kurutup sıcak yerde tutun bu tartışılacak bir konu değil. cevabı net HAYIR Benim kedim banyoda rahat ama balkona kaçıp ise bulandığı için yıkadım, birde ilk geldiğinde pire yumurtalarından kurtarmak için onun dışında yıkanmamalı. Ayrıca yıkarsanız soba yanında vs çok sıcak tutmanız lazım aklınızda olsun, yoksa hasta olur . Kuru şampuan da kullanılması taraftarı değilim, ne kadar hayvanlar için yapılsa da onun içindekiler tüylerinde kalacak ve kediniz devamlı yalayacak. Ne kadar çok yıkarsanız derisindeki yağ tabakası incelir ve hastalıklara o kadar çok açık hale gelir. Kedilerin dilinde tırtıklı bir yer antibiyotik gibi salgı varmış. Kediler kendi kendilerini temizlerler. Kedim 13 aylık daha 1 kere yıkamadım. Yıkamayıda hiç düşünmüyorum. Cildinin ph nı bozarsınız. Asıl o zaman kokmaya başlar. Taramada bile bu kadar gerilen bir kediyi kokuyor diye yıkamanızı hiç tavsiye etmem. Bazı kedilerde ciddi psikolojik travma olabiliyor yıkanma strese gerek yok. Aslında kediler mis gibi kokar ama sizin kediniz kokuyorsa o başka bir şeyin kokusu olabilir, ağzı kokuyorsa tüylerini yaladığı için size kedi kokuyormuş gibi de geliyor olabilir ya da kullandığınız mamadan kaynaklı vs. de olabilir. Ağız kokusunu çözmeye bakın Soruya cevap yazabilmek için üye girişi yapmalısınız. Üye Ol Giriş Yap Herhangi bir kediyi sokaktan sahiplenmek onu zor ve hayatta kalması güç bir yaşamdan kurtarmak fazlasıyla mükemmel bir davranıştır. Sağlık konusundan, uyum sürecine ya da tuvalet eğitimine kadar birçok insanın aklındaki sorulara cevap sunarken eğer böyle bir düşünceniz var ise şimdiden tebrik ediyor ve yaşayacağınız tüm tedirginliklerin boşa olduğunu en başta belirtmek istiyoruz. Araştırmalara göre ve her seferinde artan rakamlara en 100 bin civarı kedi ve köpek sokaklara terk ediliyor. Bu sorunun en azından çözümüne sizin de payınızın olması ve petshop'larda hayvan alma gibi yanlış bir hareketin devamlılığına katkıda bulunmamak adına bir sokak kedisini evlat edindikten sonra aşağıdaki adımlara dikkat etmeniz yeterli olacaktır. Sahiplenmeden Önce Gözlemleyin Sokak kedisi de olsa kucaklayıp götürmek anında yapılması gereken bir hareket olmamalıdır. Öncelikle kaç aylık olduğu ve sütten kesilip kesilmediği konusunda emin olun. Ayrıca başında annesi olması en azından temizlik ve beslenme konusunda bir takım içgüdüsel eğitimlerin tamamlanmasına yardımcı olur. Kardeşleriyle büyümekte olan yavru kedilerin de ileri de sosyallik konusunda sıkıntı çekmediği bilinen bir durumdur. Tüm bunların yanında onunla sokakta da olsa yakınlaşmaya çalışmalı ve beslerken yakınlık kurmaya çalışmanız elinizi bayağı güçlendirecektir. Yüzünüze, kokunuza alışacak olan kedi evinize misafir ettiğinizde de uyum sorununu ve korkuyu üzerinden çok hızlı atacaktır. Kapsamlı Sağlık Kontrolünden Geçirin Her şey tamam ve evinize götürmeye hazırsınız. Kötü şartlarda yaşam mücadelesi veren kedinin olumsuz yönlerinin başında sağlık sorunu olabileceğini göz ardı etmemelisiniz. Uzman bir veteriner kontrolünde genel bakım ve aşılarının yapılması çok önemlidir. İlk bir yıllık sürede veteriner masrafları büyük bir külfet gibi gelse de hem onun hem de aile bireylerinin sağlığı açısından yapılması zorunludur. Sokak kedilerinin en büyük problemi olan pire ve parazit sorunlarının aşı ve bakım damlaları sayesinde çok çabuk çözüldüğünü ve bir sokak kedisini evinize misafir ederken yapmanız gereken ilk hareket olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Ev Ortamına Uyum Süreci Sokak kedileri genel olarak tekir diye ibare ettiğimiz son derece güçlü, dayanıklı ve sıcakkanlı hayvanlardır. Ayrıca yavru olarak kedilerin kısa ve uzun vade de size alışmaları, ev ortamına uyumları çok daha kolay olur. Sokakta özgürlüğüne biraz daha bağlanmış bir kedi alışma evresinde biraz huzursuzluk hissedebilir. Çok fazla üzerine gitmeden ev içerisinde kendisine güvenli bir alan bulmasına ve evi sahiplenmesine birkaç gün izin verin. Sabırsız ve aceleci davranmanız onun daha çok ürkmesine ve uyum sürecinin uzamasına neden olacaktır. Küçük olmaları bu tip sorun görülebilecek hareketleri minimize edecektir. Ayrıca bu süreçte onu ve karakteristik özelliklerini tanımanız için kullanabileceğiniz mükemmel zaman aralığıdır. Gereksiz Masraf Yapmaktan Kaçının Sokak yaşamından henüz yeni kopmuş ve evcil ortama geçiş süresindeki dostunuza temel ihtiyaçları dışında alışveriş yapmanızı çok tavsiye etmiyoruz. Pahalı yataklar, tuvaletler, taşıma çantaları veya kedi oyuncakları yerine önceliğinizi onun sağlık giderlerine ve temel olarak kullanması gereken ihtiyaçlarına ayırmanızı tavsiye ediyoruz. Yatakta yatmaktan hoşlanmayacak olan bir kediye pahalı bir kedi yatağı almanız süs objesi dışına maalesef çıkmayacaktır. Daha önce paylaştığımız yavru kedilerin gereksinimlerine buradaki yazımızdan bakabilirsiniz ve ilk etapta ihtiyaçlarınızı buna uygun şekilde yön verebilirsiniz.

sokaktan alınan yavru kedi yıkanır mı