. Yörenizde ünlü olan bir masalı öğreniniz. ulaşabilmek ve dersinizi kolayca yapabilmek için aşağıdaki yayınımızı mutlaka Sınıf Türkçe Kitabı Cevapları Ata YayıncılıkSoru Yörenizde ünlü olan bir masalı Düşen Üç Elma MasalıBir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde pireler kalbur saman içinde, ben anamın beşiğin tıngır mıngır sallar iken bir memleketin birinde, iyiler iyisi bir padişah varmış. Her şeyi varmış, ama hiç çocuğu yokmuş. Yaşı ilerledikçe, bu yüzden kederi artıyormuş…Bir gün akıllı bir pir-i fani, padişahın derdini öğrendikten sonra, “kolayı var” demiş. “Siz şimdi bir bahçe yaptırın, içinde güller, çiçekler, havuzlar, daha neler neler olsun”… Padişah, bir bahçe yaptırdı ki dillere destan. Ama gel gelelim, ne evlat var ne de bir müjdeli haber… Bu sefer de kafası iyice bozulur ve başlar bahçeyi dağıtmaya… Ezer, çiğner, dağıtır. Hanımı güç bela, yalvar yakar durdurabilmiş. Zaten hanımı, bahçe yapıldığı günden beri bahçeden çıkmazmış. Ağaçlarla, konuşurmuş. Bu hallere dayanamayan yaşlı bir elma ağacı dile gelmiş“Benim filizlerimden al, dik. Bir gün sana elma verir. Yarısını sen ye, yarısını da padişaha yedir.” filizi dikmiş, fidan olmuş, ağaç olmuş. Yedi yıl geçmiş, bir elma vermiş. Elma da elma hani; bir yanı al, bir yanı beyaz. Kadıncık durur mu? Almış elmayı, bölmüş elmayı. Yarısını kendisi yemiş, yarısını da padişaha yedirmiş. Aradan geçmiş dokuz ay, on gün, Nur topu gibi bir oğulları olmuş.. Kurulmuş meydan, çalmış davullar… Kırk gün, kırk gece olmuş oyunlar.. Gökten üç elma düştü… Kimin ne muradı varsa onun başına…***6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları Ata Yayıncılık Sayfa 18 hakkında söylemek istediklerinizi aşağıdaki yorum alanına yazabilir, emojileri kullanarak duygularınızı belirtebilirsiniz. Türkçe Ders Kitabı Cevapları ☺️ BU İÇERİĞE EMOJİYLE TEPKİ VER!
Bu yazımızda 6. Sınıf Türkçe Kitabı Sayfa 15, 16, 17, 18 Canım Aliye Ruhum Filiz Metni Etkinlik Cevaplarını paylaşacağız. Türkçe Canım Aliye Ruhum Filiz Sayfa 15 Cevapları Hazırlık Çalışması Mektubun tarihi gelişimiyle ilgili yaptığınız araştırma sonucu edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız. İki kişi arasında mesaj göndermenin ve almanın en temel biçimlerinden biri yazılı mektuplardı. “Antik tarihçi Hellanicus’un ifadesine göre, ilk kaydedilen el yazısı mektup, Pers Kraliçesi Atossa tarafından MÖ 500 civarında yazılmıştır. Bugün bildiğimiz damgalı mektup, ilk olarak 6 Mayıs 1840 tarihinde Birleşik Krallık’ta kullanılmaya başlanmıştır. 1840’tan önce mektuplar kurye, araba veya at binicisi tarafından teslim edilirdi. Mektubun alıcısı makbuzunu ödemek zorundaydı ve maliyet, sayfa sayısına ve seyahat edilen mesafeye bağlıydı. Mektubun içeriğinin başkaları tarafından okunmasını önlemek için, halkalı veya el tipi mühürlü renkli bir mum kullanılarak mühürlendiler. Mektup Türleri Özel Mektuplar Edebi Mektuplar Resmi ve İş Mektupları Açık Mektuplar Canım Aliye, Ruhum Filiz Metni Sayfa 17 Cevapları a Metinde yer alan aşağıdaki kelimelerin anlamlarını metinden hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizi tamamladıktan sonra kelimelerin sözlük anlamlarını uygun başlığın altına yazınız. Kelimeler – Tahminim Kongre Toplantı Kongre Sözlük Anlamı Çeşitli ülkelerden yöneticilerin, elçilerin, delegelerin katılmasıyla yapılan toplantı. Teftiş Denetim, denetleme Külüstür Bakımsız, eski, yıpranmış Erzak Malzeme Erzak Sözlük Anlamı Uzun süre saklanabilen yiyeceklerin genel adıdır. Havadis Haber b Anlamını öğrendiğiniz kelimelerden üçünü cümle içinde kullanınız. Havadis Paşam size çok mühim havadislerim var. Külüstür Dedesinden kalma külüstür bir araba kullanıyor. Kongre Sivas Kongresi, 4 Eylül 1919 – 11 Eylül 1919 tarihleri arasında gerçekleşen ulusal nitelikte bir kongredir. a Metinde yer alan aşağıdaki deyimlerin anlamlarını deyimler sözlüğünden bulup yazınız. Kusur Etmek Hoş karşılanmayacak bir davranışta bulunmamak. Örnek Cümle Misafirlerine saygıda kusur etmedi. Yola Çıkmak Bir yere ulaşmak için bulunduğu yerden ayrılarak yolculuğa başlamak, harekete geçmek. Örnek Cümle Biz bu yola beraber çıktık. Canım Aliye, Ruhum Filiz Metni Sayfa 18 Cevapları Aşağıdaki soruları okuduğunuz metinden yararlanarak yanıtlayınız. 1. Yazar, mektubu kime yazmaktadır ve ne zaman yazmaya başlamaktadır? Cevap Yazar mektubunu Aliye’ye Eylül 1943 yılında yazmaya başlamıştır. 2. Yazarın mektubunda, gideceğini belirttiği yerler nerelerdir? Cevap Ayvalık’tan Edremit’e ardından tekrar Ayvalık’a, Dikili’ye, Bergama’ya, Soma’ya, Savaştepe’ye, Bandırma’ya ve İstanbul’a. 3. Yazar, 10 Eylül de yazmaya başladığı mektubunu postaya vermekte neden gecikmiştir? Açıklayınız. Cevap Yazılacak birkaç havadis bulmak için göndermekte gecikmiştir. 4. Yazarın erzak kutusunda hangi yiyecekler bulunmaktadır? Cevap Buğday, makarna, tarhana, şehriye. Okuduğunuz metinden hareketle mektup türünün özelliklerini açıklayınız. Özel Mektup Yazarın yakın tanıdıkları, arkadaşları, ailesi, akrabaları vb. için yazılır. Yakın akrabalar için yazıldığından mektuplar resmi olmayan ve kişisel bir üsluba sahiptir. Özel mektuplar yazılırken gündelik dil kullanılır. Özel mektuplar çoğunlukla kişisel iletişim için kullanılır . Bu nedenle, belirli bir kalıba, formata uymaları gerekmez. Yazarın isteğine ve durumun gereğine göre yazılabilirler. Bu yüzden mektup, sıradan, mütevazı bir dille kişisel bir tarzda yazılmıştır. Defterinize yazdığınız edebî mektup örneğini arkadaşlarınıza okuyunuz. Daha sonra okunan mektuplarla ilgili görüş ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Küçüğüm, korkunç dâhim, sevgilim, senin istediğin gibi de olsam, kayıtsız şartsız kölen de olsam, daima asıl sen beni affedeceksin. Affetmeye çalış. Cihan insanları içinde, en güzel, en iyi ve en namuslu sensin. Buna inan. Ahmet Arif, böyle söyler… Doğrudur… Haktır… Layıktır… Sana yakın, sana layık ve hele hele “senin olmayı” düşünebilmek bile bir cesarettir. Yürek ister. Bu dediklerim insan olana, erkek olanadır tabii. İnsandan mahrum bir cehennem karanlığında, nasıl da bulduk birbirimizi… Küçüğüm, sevgilim, imzası martıdan sıcak, uçan uzak martılardan daha sevimli, imzası uçan kuş, kendisi İNSAN sevgilim. Kıyma bana, sensiz edemiyorum. Sence zerre kadar bir değerim varsa, iler tutar bir tarafım kalmışsa, gel kıyma bana ve “korkuyorum” deme. Otur yaz, her gün, her gece bana yaz. Kavuşuncaya kadar. Sonra yazdıklarımızı okur, güler yahut ürperir, birbirimize geçmiş olsun deriz. Yahut da, ah asıl bu, gel beni kendin al, götür. Bugünler kendim gelecek kudrette değilim. Hem madden hem de manen bu böyle. Allah kahretsin bu aczimi. Güvendiğin biri de yok ki onu gönderesin. Söyle ne bok yiyeyim? Bu, senin halin, böyle devam ederse, benim de günlerim sayılı demektir. Mektubunu sabah aldım. Şimdi akşam. Daha bir şey yemedim. Sözde sigarayı bırakmaya niyetliydim. Bugünkü, inan bana unuttum kaçıncı paket. Evde bir ölüm sükûtu var. Sual sormaya korkuyorlar. Ah bir sorsalar da seni anlatsam… Ah bu rezil dünya seni tanısa, seni öğrense, seni anlasa… Kurbanın olurum Leylim, kendini üzme, boşu boşuna haksız yere kendini üzme, kurtar kendini. Bak, yanında ben varım. Seninle olduktan sonra yapamayacağım ne vardır? Önce kendine inan, kendini sev, sonra bana bel ver, bana yaslan, bak yaşaman nasıl asli cevherini gösterecek. Üzme hiç kendini, ölürüm sonra. Ölmek, hiçbir şey değil. Sen böyle canlı sıcak, dost, aziz ve en güzeli sevgiliyken ölmek, acı da olsa katlanılır. Ama senin bu bedbin halini görmek… İşte mesele burada. Artık tek mısra yazamam, bir satır uyku uyuyamam. Yerin dibine batsın hepsi. Ne bok yemeğe sana iki yıl daha önce rastlayamadım. Ben ki 29 yaşındayım. Ama binlerce yıldır seni arıyor, hasretini çekiyorum. Beni affet ve adi bulma. Hiç olmazsa beşeri bulduğunu söyle. ISTIRABINI ANLIYOR ve kahroluyorum. Şairsin, hislerinde fazla derine indin. Biraz daha sakin ol. Güner’e git, Mürüv-vet Ablan’a git, annene git… Ah asıl Ahmet Arif nam bedbaht kuluna git… Ah, yarı canım. Böyle kendine haksızlık etme, bana kıyma! Ben ki değil yalvarmak, kimselere rica bile etmedim. Bak, sana yalvarıyorum. Bu, senin hiçbir peygambere, hiçbir kahramana kısmet olmayan büyüklüğünden… Güzelliğinden… Kutlu ve saygıya layık oluşundandır. Yoksa, yalvarırım inan, kompliman, teselli vesaire değildir. Dediğim gibi, beni bırakma. Yoksa başımı belaya sokarım diye asıl ben korkuyorum. Gerçek olan şu ki benim arkamdan ağlamanı değil istemek, düşünmek bile çıldırtıyor beni. Sallanan cesedimin gölgesine bakıp düşünmek ister misin? Ben hastalığımı yeneceğim, çünkü sen varsın. Yine de hastalığımı, çaresizliğimi affet. “Sevgimi herkese dağıt” diyorsun. Hiç kimseye dağıtamam! Gözlerinden vazgeçilmez ömrüm. Yarı canım, al beni. Çok bekleme. Hemen yaz ya da hemen gel. Senin, ancak senin… Senin, yalnız senin… Ahmed Arif 22 Mayıs 1954 Bismil Öğretmeninizin mektup yazma kurallarıyla ilgili açıklamalarını dikkatle dinleyiniz. Daha sonra özlediğiniz bir kişiye ona karşı olan özleminizi anlattığınız bir mektup yazınız. Canım Abim, Bugün askere gidişinin ilk ayı geride kaldı ve seni çok özlüyoruz. Hiç aklımızdan çıkmıyorsun. Umarım her şey yolundadır ve iyisindir. Bizi merak edecek olursan biz çok iyiyiz. Köpeğimiz Karabaş gittiğini hissetti sanki. Bu aralar pek bir huysuz. Seni çok seviyoruz. Tez zamanda görüşmek dileğiyle. Biricik kardeşin Elif Yaren. Gelecek Derse Hazırlık 1. Yörenizde ünlü olan bir masalı öğreniniz. Derviş Evveli bir varmış bir yokmuş bir derviş ile bir kocakarı varmış. Derviş her gün kocakarının evine gelir “Koca nine! Herkes eder, kendi kendine eder, yine kendi kendine eder” der dururmuş. Kocakarı bu dervişten bıkmış usanmış. “Usandım şu dervişten! Bir kurtulsam!.” dermiş. Günlerden bir gün bir katmer yapmış. İçine ağu koymuş “Şunu şu derviş müsveddesine yedireyim de görsün böyle tak tak ötmesini.” demiş. O gün derviş yine gelmiş “Ben geldim koca nine. Herkes eder kendine eder, yine kendine eder.” demiş. Kocakarı ağulu katmeri dervişe vermiş. Derviş yine “Koca nine herkes eder, kendine eder, yine kendine eder.” demiş ve çıkıp gitmiş. Gide gide bir yere varmış. Orası askerlerin geldiği yer imiş. Oysaki kocakarının askerde bir oğlu varmış. Tezkere ile geliyormuş. O kadar acıkmış ki, açlığından karnı zil çalıyormuş. Karşısına eli çıkınlı gelen dervişe “Ne olur derviş amca?” çok açım, elindeki ekmeği ver.” diye yalvarmış. Derviş de ağulu katmeri vermiş. Oğlan ekmeği yedikten sonra vücuduna bir fenalık gelmiş. Kendisini eve zor atmış. Eve gelince “sırı dikme” gitmiş. Anası “Ne oldu oğlum, sana ne oldu?” diye dövünmeye başlamış. Oğlan “Çok acıkmıştım. Karşıma bir derviş geldi. Elindeki katmeri istedim. O da verdi. Katmeri yedim. Oysaki katmer zehirli imiş. Ölüyorum.” cevabını vermiş Anası “Ah benim yavrucuğum! O katmeri ben yaptıydım, dervişi zehirleyem diye. Şimdi ne oldu” diye çırpınmaya başlamış. Oğlan ölmüş. Kocakarı dizlerini dövmeye, saçını başını yolmaya başlamış. Fakat elden ne gelir? Olan olmuş bir kere Dervişin dediği doğru değil mi imiş? Derviş ona “Koca nine!” Herkes eder, kendine eder, yine kendine eder.” Dememiş mi? Koca nine kendi kendine etmiş. Ebu cehil kazdığı kuyuya kendi düşer derler. Koca nine de kendi kazdığı kuyuya kendisi düşmüş. Derleyen Hüsnü YILDIZ 2. Öğretmeninizin, hazırlıklı konuşma yaparken uymanız gereken kurallarla ilgili açıklamalarını dikkatle dinleyiniz. Ardından aşağıdaki masal yazar veya derleyicilerinden birini seçiniz. Seçtiğiniz kişiyi tanıtan bir hazırlıklı konuşma hazırlayınız. Dede Korkut Dede Korkut Korkut Ata, Oğuz Türklerinin eski destanlarında yüceltip kutsallaştırılmış; bozkır hayatının geleneklerini ve törelerini çok iyi bilen, kabile teşkilatını koruyan yarı-efsanevi bir bilgedir ve Türkler’in en eski destanı olan Dede Korkut Kitabındaki hikayelerin anlatıcısı ozandır. Dede Korkut ile ilgili diğer yazılarımıza da göz atabilirsiniz. Dede Korkut İle İlgili Röportaj Soruları Türk Kültüründe İsim Verme Geleneği ve Dede Korkut Hikayeleri Hakkında Araştırma
18 Haziran 2022, 1019 - Zülal Güneş YazdıCanım Aile, Ruhum Filiz Metni Cevapları1. Tema Erdemler 6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Cevapları 15-16-17-18. Sayfa ATA Yayıncılık6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 15 Cevapları Ata YayınlarıHazırlık Çalışması6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 17 Cevapları Ata Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 18 Cevapları Ata Derse Hazırlık6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 15 Cevapları Ata YayınlarıHazırlık ÇalışmasıMektubun tarihi gelişimiyle ilgili yaptığınız araştırma sonucu edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla paylaşınız. Cevap Tarihte en eski mektup cinsine göre 15-16. yüzyıllarında yazılmıştır. Mektupların yazılması Mısır Firavunları zamanında olmuştur. Yazılan mektupların genel amacı emir ve istekleri bilgilendirmek içindir. Bizim tarihimize gelecek olursak Divan edebiyatında en önemli mektup türünün örneği Fuzuli’nin Şikâyetnamesidir. Mektup Tanzimat edebiyatında daha da gelişme göstermiştir. Mektup bir süre sonra teknoloji ile e-postaya dönmüştür. Mektup türleri şu şekildedir;Özel MektuplarEdebi MektuplarResmi ve İş MektuplarıAçık Mektuplar6. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 17 Cevapları Ata Metinde yer alan aşağıdaki kelimelerin anlamlarını metinden hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizi tamamladıktan sonra kelimelerin sözlük anlamlarını uygun başlığın altına yazınız. CevapKongre Herhangi bir konuyu görüşmek üzere yapılan uluslararası toplantı. Teftiş Denetleme Külüstür Eskimiş Erzak Uzun süre saklanabilen yiyeceklerin genel adına denir. Havadis Haberb Anlamını öğrendiğiniz kelimelerden üçünü cümle içinde kullanınız. CevapSize memleketten yeni havadislerim depoya götürünBugün okula teftişe Metinde yer alan aşağıdaki deyimlerin anlamlarını deyimler sözlüğünden bulup yazınız CevapKusur etmemek → Hoş karşılanmayacak bir davranışta bulunmamak Yola çıkmak → Bir yere gitmek üzere, bulunduğu yerden ayrılmakb Anlamını öğrendiğiniz deyimleri cümle içinde kullanınız CevapBugün memlekete doğru yola olduğu için saygıda kusur Sınıf Türkçe Ders Kitabı Sayfa 18 Cevapları Ata soruları okuduğunuz metinden yararlanarak Yazar, mektubu kime yazmaktadır ve ne zaman yazmaya başlamaktadır? Cevap Yazar, mektubu 8 Eylül 1943 yılında Ali’ye yazmaya Yazarın mektubunda, gideceğini belirttiği yerler nerelerdir? Cevap Ayvalık, Erdemit oradan tekrardan Ayvalık, Dikili’ye, Bergama, Soma’ya, Savaştepe’ye, Bandırma’ya ve İstanbul’a gideceğini Yazar, 10 Eylül’de yazmaya başladığı mektubunu postaya vermekte neden gecikmiştir? Açıklayınız. Cevap Ali’ye yazmak için havadis bulmayı beklemiştir. Ondan geç Yazarın erzak kutusunda hangi yiyecekler bulunmaktadır? Cevap Yazarın erzak kutusunda buğday, makarna, tarhana, şehriye metinden hareketle mektup türünün özelliklerini açıklayınız. Cevap Özel mektup arkadaş, dost ve akraba gibi bizlere yakın olan çevreye yazılan mektuptur. Özel mektupları yazarken, mürekkepli veya siyak tükenmez kalem kullanılmalıdır. Mektubu göndereceğimiz kişiye hitap cümlesi olması lazımdır. Mektubun sağ alt köşesinde isim, soy isim ve imza, sol alt köşesine adres yazdığınız edebî mektup örneğini arkadaşlarınıza okuyunuz. Daha sonra okunan mektuplarla ilgili görüş ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla paylaşınız. Cevap mektup yazma kurallarıyla ilgili açıklamalarını dikkatle dinleyiniz. Daha sonra özlediğiniz bir kişiye ona karşı olan özleminizi anlattığınız bir mektup yazınız CevapSevgili Ablam, Senle ilk defa bu kadar uzun ayrı kaldık. Farklı şehirde olmamız beni çok üzüyor. Senle güldüğüm, senle eğlendiğim zamanları özlüyorum. Kavga edişlerimiz bile komik geliyor. Buraya gelmeni çok istiyorum. Kendine çok dikkat et. Kardeşim Merve…Gelecek Derse Hazırlık1. Yörenizde ünlü olan bir masalı öğreniniz. Cevap2. Öğretmeninizin, hazırlıklı konuşma yaparken uymanız gereken kurallarla ilgili açıklamalarını dikkatle dinleyiniz. Ardından aşağıdaki masal yazar veya derleyicilerinden birini seçiniz. Seçtiğiniz kişiyi tanıtan bir hazırlıklı konuşma hazırlayınız. • Hazırlıklı konuşmanızı zenginleştirmek amacıyla görsellerle destekleyiniz. • Hazırlıklı konuşmanızı yapmadan önce mutlaka prova yapınız. Cevap Eflatun Cem Güney, 1896 yılı Hekimhan doğumlu bir masal yazarıdır. Tarihte “Masalcı Baba” olarak tanınırdı. Sivas Sültanisi’ni bitirip, Konya Öksüzler yurduna Türkçe Öğretmeni olarak tayin olmuştur. Danimarka’da bulunan Andersen Kurumu; 1956 yılında ” Acil Sofram Açıl” adlı eseriyle yazara, Dünya Çocuk Edebiyatı Onur Belgesi verdi. Bundan öncede Anadolu’nun çeşitli yörelerinde yerel sanat dergilerinin çıkması için çalışma yapmıştır. Milli Eğitim Bakanlığı’nca, İstanbul Milli Eğitim Müdürlüğü yardımcılığına atanan Güney, İstanbul Radyosu’nda “Bir Varmış Bir Yokmuş” adlı programda anlattığı masallar büyük beğeni topladı. 1981 yılında vefat etmiştir. Anonim cevap yazdı 24 Ekim 2021, 1954Ev adreslerinde kat bilgisi olur daire numarası olur mahalle numarası olur cadde bilgisi olur mahalle bilgisi olur bunlar olursa adres bulunabilir. Anonim cevap yazdı 18 Haziran 2022, 1019Çok güzel siz bir müthişsiniz en iyi hocalardan birisiniz sizi çok seviyorum💋💋💋Yorum Yazmak İster misin?Forum Ders Cevapları Copyright © 2019-2022
Canım Aliye, Ruhum Filiz Metni Etkinlik Cevapları 6. Sınıf Türkçe Kitabı Ata Yayıncılık Sayfa 15, 16, 17, 18 Etkinlik Soruları ve Cevaplarına yazımızın devamından Aliye, Ruhum Filiz Metni CevaplarıCanım Aliye, Ruhum Filiz Metni Sayfa 15 CevaplarıHazırlık ÇalışmasıMektubun tarihî gelişimiyle ilgili yaptığınız araştırma sonucu edindiğiniz bilgileri arkadaşlarınızla tarihî gelişimiyle ilgili araştırmaTarihte mektup cinsine ait en eski metinler milattan önce 15-16. yüzyıllarda Mısır Firavunları tarafından krallarının yazdırmış da yazdırdığı mektuplar mektupların genel amacı emir ve istekleri iletmek, bildirmektir. Yani duygu bildiren mektuplar türleri aşağıdaki gibidirÖzel MektuplarEdebî MektuplarResmî ve İş MektuplarıAçık Mektuplar1907 yılında şimdi Bulgaristan’da bulunan Eğridere’de doğmuştur. Öğretmen, şair ve yazardır. Hikâye, şiir, roman ve oyun türlerinde eserler vermiştir. Yazarın, “Kuyucaklı Yusuf”, “Kürk Mantolu Madonna” ve “İçimizdeki Şeytan” adlı eserleri önemli eserlerinden kontrolünde, farklı yazı karakteri ile yazılmış metni Çalışması1. Etkinlik2. Etkinlik3. Etkinlik4. Etkinlik5. Etkinlik6. EtkinlikGelecek Derse HazırlıkCanım Aliye, Ruhum Filiz Metni 17 Cevapları Sayfa1. ETKİNLİKa Metinde yer alan aşağıdaki kelimelerin anlamlarını metinden hareketle tahmin ediniz. Tahminlerinizi tamamladıktan sonra kelimelerin sözlük anlamlarını uygun başlığın altına Kurultay- herhangi bir konuyu görüşmek üzere, çeşitli ülkelerden delegelerin katılmasıyla yapılan uluslararası denetleme, eskimiş, yıpranmış, eski görünüşlü uzun süre saklanabilen yiyeceklerin genel ilgi çekici olay, Anlamını öğrendiğiniz kelimelerden üçünü cümle içinde çok uzun deposu yine çok ilginç havadislerim ETKİNLİKa Metinde yer alan aşağıdaki deyimlerin anlamlarını deyimler sözlüğünden bulup etmemek Saygıda kusur etmemek için adeta birbirleriyle çıkmak Bir yere gitmek üzere, bulunduğu yerden Anlamını öğrendiğiniz deyimleri cümle içinde hayatımda kimseye karşı saygıda kusur onunla bu yola çıkmak için çok Aliye, Ruhum Filiz Metni Sayfa 18 Cevapları3. ETKİNLİKAşağıdaki soruları okuduğunuz metinden yararlanarak Yazar, mektubu kime yazmaktadır ve ne zaman yazmaya başlamaktadır?Cevap Yazar mektubunu Aliye’ye Eylül 1943 yılında yazmaya Yazarın mektubunda, gideceğini belirttiği yerler nerelerdir?Cevap Ayvalık’tan Edremit e oradan tekrar Ayvalık’a ,Dikili’ye, Bergama, Soma’ya, Savaştepe’ye, Bandırma’ya ve İstanbul’ Yazar, 10 Eylül de yazmaya başladığı mektubunu postaya vermekte neden gecikmiştir? Yazılacak birkaç havadis bulmak için göndermekte Yazarın erzak kutusunda hangi yiyecekler bulunmaktadır?Cevap Buğday, makarna, tarhana, ETKİNLİKOkuduğunuz metinden hareketle mektup türünün özelliklerini mektupBirbirinden uzakta bulunan yakın akraba veya arkadaşların, haberleşmek, bir olayı aktarmak, bilgi vermek, ortak düşünceleri paylaşmak gibi çeşitli amaçlarla yazdıkları ve sadece yazanla okuyanı ilgilendiren mektuplardır. Özel mektuplar, konularına göre aile mektupları, tebrik mektupları, teşekkür mektupları, davet mektupları davetiyeler, taziye mektupları, özür mektupları gibi değişik isimlerle anılır. Özel mektupların gizliliği söz konusudur ve bu gizlilik kanunla korunmuştur. Bu mektup türü sadece yazanla okuyanı ilgilendirir. Özel mektuplar sade bir dil ve içten bir anlatımla kaleme alınır. Mektup yazılacak kâğıt, şekil yönünden düzenli ve temiz ETKİNLİKDefterinize yazdığınız edebî mektup örneğini arkadaşlarınıza okuyunuz. Daha sonra okunan mektuplarla ilgili görüş ve düşüncelerinizi arkadaşlarınızla Edebi Mektup ÖrneğiÇok Aziz Oğlum,Mektubunuzu seve seve okudum, lisanınızı çok beğendim. Onun satırlarında en büyük manevi servetimiz olan ana dilin pek güzel bir şekli var. Bugüne kadar size cevap veremedim çünkü bir aydan beri gripten yanıyordum ve şimdi iyileşmek üzereyim. Bazen hiç istemediğim hâlde bu gecikmeler zaruri oluyor. Yalnız hastalık değil, yaşım ilerledikçe işlerim artıyor, her sene biraz daha fazla çalışmak lazım geldiğini başında bulunduğunuz mektep muhakkak ki memlekete çok iyi unsurlar yetiştirmektedir. Yavrularımızın içindeki büyük cedlerden gelen verasete liyakatli mürebbilerin himmeti ilave olununca elde edilecek netice, elbet memleketin beklediği hizmetlerdir, hayırlardır.…Hiç şüphe yok aşk, insan gönlünün en büyük kudretidir. Yıkıcı kuvvetler sayısızdır. Kadir kuvvet, yaratıcı kuvvet, yapan ve esirgeyen kuvvet, sevgidir. Sevilmenin yolu, sevmektir. Mesut olmanın yolu, mesut sevmektir. Hizmet yollarını bulabilmenin tek çaresi, sevmektir. Sev, o sana hangi yollardan hizmet edeceğini öğretir. Sen mesut edersen mesut ettiğinle beraber mesut bir resminizi gönderiniz. Onu, doğrudan doğruya göremediğim aziz oğlumun durgun suya vurmuş ışığın aksi gibi evimin haremine aksetmiş bir yüzünüz olarak tanımak isterim. Mektubunuzu saklayacağım. Bu neviden olan, bu seviyede, bu histe elimde toplanan mektupların arasına afiyetinizi dilerim pek aziz ve değerli Suphi Tanrıöver6. ETKİNLİKÖğretmeninizin mektup yazma kurallarıyla ilgili açıklamalarını dikkatle dinleyiniz. Daha sonra özlediğiniz bir kişiye ona karşı olan özleminizi anlattığınız bir mektup SENİ ÇOK ÖZLEDİMSevgili Dostum Buğra,Seninle bu yaz ayrı kaldık. Bu yaz gelmediniz bu taraflara. Gelseydiniz yine eskisi gibi güler eğlenir oyunlar oynardık. Seneye umarım gelirsin. Bilirsin ki sen geldiğinde benim yüzümde güller açıyor. Sensiz buraların tadı tuzu yok. Seni çok özlediğimi söyler muhabbet ile kucak dolusu sevgilerimi Volkan…Gelecek Derse Hazırlık1. Yörenizde ünlü olan bir masalı Düşen Üç Elma MasalıBir varmış, bir yokmuş, evvel zaman içinde pireler kalbur saman içinde, ben anamın beşiğin tıngır mıngır sallar iken bir memleketin birinde, iyiler iyisi bir padişah varmış. Her şeyi varmış, ama hiç çocuğu yokmuş. Yaşı ilerledikçe, bu yüzden kederi artıyormuş…Bir gün akıllı bir pir-i fani, padişahın derdini öğrendikten sonra, “kolayı var” demiş. “Siz şimdi bir bahçe yaptırın, içinde güller, çiçekler, havuzlar, daha neler neler olsun”… Padişah, bir bahçe yaptırdı ki dillere destan. Ama gel gelelim, ne evlat var ne de bir müjdeli haber… Bu sefer de kafası iyice bozulur ve başlar bahçeyi dağıtmaya… Ezer, çiğner, dağıtır. Hanımı güç bela, yalvar yakar durdurabilmiş. Zaten hanımı, bahçe yapıldığı günden beri bahçeden çıkmazmış. Ağaçlarla, konuşurmuş. Bu hallere dayanamayan yaşlı bir elma ağacı dile gelmiş“Benim filizlerimden al, dik. Bir gün sana elma verir. Yarısını sen ye, yarısını da padişaha yedir.” filizi dikmiş, fidan olmuş, ağaç olmuş. Yedi yıl geçmiş, bir elma vermiş. Elma da elma hani; bir yanı al, bir yanı beyaz. Kadıncık durur mu? Almış elmayı, bölmüş elmayı. Yarısını kendisi yemiş, yarısını da padişaha yedirmiş. Aradan geçmiş dokuz ay, on gün, Nur topu gibi bir oğulları olmuş.. Kurulmuş meydan, çalmış davullar… Kırk gün, kırk gece olmuş oyunlar.. Gökten üç elma düştü… Kimin ne muradı varsa onun başına…2. Öğretmeninizin, hazırlıklı konuşma yaparken uymanız gereken kurallarla ilgili açıklamalarını dikkatle dinleyiniz. Ardından aşağıdaki masal yazar veya derleyicilerinden birini seçiniz. Seçtiğiniz kişiyi tanıtan bir hazırlıklı konuşma hazırlayınız.• Hazırlıklı konuşmanızı zenginleştirmek amacıyla görsellerle destekleyiniz.• Hazırlıklı konuşmanızı yapmadan önce mutlaka prova Naili Boratav Eflatun Cem Güney Naki Tezel Şükrü Elçin Saim SakaoğluPertev Naili BoratavBoratav, 1907 yılında Gümülcine’nin Darıdere ilçesinde doğmuştur. Babası kaymakam olduğu için çok yer değiştirirler. İlkokulu Bolu’nun ilçesi Mudurnu’da bitirir. Bu süre içinde en fazla Mudurnu’da hayatı geçtiği için kendini Mudurnulu olarak tanımlamıştır. Annesiyle olan ilişki yapısının daha sonra yapacağı çalışmaların ilk adımını oluşturduğu görülür. Bu dönemde annesi anlattığı masallarla Boratay’ın folklora yönelmesinde etkili olduğu gibi, sonraları masallar üzerine çalışırken onun özel öneme sahip masal kaynağını oluşturur. İlkokulu bitirdikten sonra 1919 yılında İstanbul’a giden Boratav, orta öğrenimini Kumkapı Fransız Kolejinde 1919-1924 Gelenbevi ve İstanbul Lisesini 1924-1927 tamamlar. 1926-27 yılında İstanbul Lisesi’nde sosyoloji dersinde Hilmi Ziya Ülken’in öğrencisi olmasının, kendisinin hem sonra edebiyat Fakültesine gitmesinde hem de Halkbilimi araştırmalarına ilgi duymasında etkili olduğunu ifade eder. Nitekim, bu konudaki kararını hocası Ülken ile konuşması, onun ilk araştırmasını gerçekleştirmesine yol açar. Söz konusu çalışmayı, her yıl tatilini geçirdiği babasının kaymakamlık yaptığı Mudurnu’da, yerlilerin ağzından çeşitli halk edebiyatı metinleri derleyerek gerçekleştirir.
yörenizde ünlü olan bir masalı öğreniniz